24 Eylül 2012 Pazartesi

Das Lied Des Teufels

Das Lied des Teufels, (the song of devil) Türkçe “şeytanın şarkısı” anlamına geliyor. Aslında bu isim 1971 yılında Politik,  kraut – Fusion ekseninde müzik yapan Hanuman adlı Alman grubun yine aynı ismi taşıyan albümünde bir şarkı. Grup, 2. Albümde ismini Hanuman’dan Lied Des Teufels’e çevirmiş ve 2. albümlerini de bu isimle çıkarmışlar.

Burada amacım Hanuman (veya Lied Des Teufels) tanıtımı yapmak veya şarkı sözlerinden bahsetmek değil. Zaten Almanca bilmiyorum. J Ama bu isim bana  gerçekten Şeytan’ın şarkısı olabilecek, bana bu çağrışımı yaptırabilen şarkılar veya gruplar var mı diye sordurtuyor ister istemez. Böyle düşününce aklıma hemen İtalyan Goblin geliyor. 70’ler de ünlü İtalyan Yönetmen Dario Argento’nun korku filmlerine (örn: Profondo Rosso, Suspiria... ) enstrümantal soundtrack’ler yapmış bir gruptur. Profondo Rosso, Roller ve Suspiria albümleri “Şeytan’ın müziği” ne örnek verilebilir sanki...

Aklıma Comus geldi... tabi ki First Utterance albümünden “Drip Drip” adlı şaheser. Folk grubunun Şeytan ile ilişkilendirilmesi pek kolay rastlanan bir olay olmasa gerek. Ama ne yapayım aklıma geliyor işte. Drip Drip yeryüzünde yapılmış en güzel, depresif, agresif, romantik, deli, hüzünlü, çılgın, şizofren, başyapıt... şarkılardan biridir. Bu şarkıyı bilenler ne demek istediğim çoktan anladılar zaten, bilmeyenlere zehrin ip ucunu verdim bile...işin Şeytan tarafına gelince: tecavüze uğramış ve asılmış bir kızın katili tarafından tasvirinin yapıldığı sözler, Roger Wootten’ın vokali ile hem cani, hem de seven ve acıyan bir adamın yaşadığı çıkmazı ve depresyonu  aynı vücuda sokması ve bunu iliklerinize kadar işletmesi, her dinledikten sonra şarkıyı bir kat daha vazgeçilmez kılan müzik ve atmosfer böyle düşünmem de etkili olmakta...bu şarkı Şeytan’ın ruhunu taşıyor...

İtalyan Biglietto Per’l inferno İtalyanların en önemli gruplarından biri olduğunu biliyorsunuzdur.  İlk albümlerinin başyapıtı L’amico Suicida (my friends suicide-arkadaşımın intiharı) aklıma gelen diğer bir örnek.  Şarkının sözlerinde neden bahsettiklerini bilmediğim günlerde bile beni çok etkileyen bir şarkı olmuştur bu. Bir İtalyan tanıdığıma yıllar önce dinlettiğimde sözlerine tepkisi (aman tanrım!) olmuştu. Şarkı ölü bir bedenin detaylı tasvirini içeriyormuş. Claudio Canali’nin sesi bu betimlemede en önemli payın sahibi...Şeytan’ın Rüzgarı...

Şu ana kadar vokalden gittik ama aklıma Amon Düül 2’nin Yeti albümünden “She came through the chimney” geldi. 3 dakikalık bu kısa ve enstrümantal şarkı da kullanılan efekler, kemanın ağır duruşu ve yaratılan karmaşa şeytanın işine benziyor...

Arthur Brown aklıma geldi dersem sanırım şaşırmazsınız. 68 yılında The Crazy World of Arthur Brown albümü ile Psychedelia döneminin en önemli birkaç albümünden birine imza atmakla kalmamış, o dönemin şarkı sözlerine ve anlayışına karşı tabu yıkan cüretkarlıkta şeytan ve ateş’ten bahsetmiştir. En önemli eseri “Fire” bugün bile o dönemden miras en popüler şarkılardan biridir. Arthur Brown sahne performansı ile bu concept albümü enteresan ve o güne kadar görülmemiş biçimde süslemiştir.  Düşündsenize, Tom Jones, Engelbert, The Byrds, Animals,...vb. dinleyen gençlik bir anda sahnede pelerinli, yüzünde boya ve maske olan, kafasında ters çevrilmiş, şakaklarından boynuna doğru tutturulmuş üzeri yanan bir tas ile  sahnede “Fire, I’ll take you to burn...” diye bağıran, garip garip dans eden bir adam görüyor. Şeytanın vücuda gelmiş hali...

Don Bradshaw Leather...bu bir adamın ismi mi? Yoksa hayali, takma bir isim mi? pek kimse bilmiyor. 1972 yılında çıkan “The Distance Between us” albümün, kimin tarafından yapıldığı bugün bile muammadır. Bir yerde okuduğuma göre kız kardeşi ortaya çıkmış ve abisinin öldüğünü ve bu albümün de ona ait olduğunu söylemiştir. Doğrudur, yanlıştır bilemem ama bu hikaye bile bazı Şeytansal bağlantılar yapmam için yeterli. Müziğe gelince, sadece klavye ile yapılmış 4 tane 20 dk. civarında şarkıdan oluşan bir albüm. Ama tahmin edeceğinizden daha yaratıcı işler çıkarılmış. Mod’u yakalayabilirseniz oldukça etkili olabilen bir albüm. O mod şeytan olabilir, dikkat edin...

İsviçreli Psychedelic Kraut grubu Brainticket’ın ilk albümü Cottonwoodhill’dan Brainticket part1 ve part 3, repetitif hammond’u, Dawn Muir’in Şeytanı kadına indirgeyen sesi, atmosferi ve efekleri ile bu başlığa yakışan eserler.

Veya Coupla Prog’un “Tochter in Delirium” adlı enstrümantal şarkısı...Repetitif bass ve gitar tınıları, yavaş yavaş tırmanan ve bir anda sakinleşen tempo,  hammond’un tonu tam şeytan işi....

Biliyorsunuz ki beynimiz bilgisayar gibi her datayı taramaktan ziyade ipuçlarından yola çıkarak çalışır. Yani hafızamız “bağlamsal’dır. İşte benim hafızamın ilk öne çıkardıkları bunlar. Ya sizin?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme