24 Mayıs 2013 Cuma

Popol Vuh - Letzte Tage Letzte Nacht


Popol Vuh diyince akla Florian Fircke gelir. Nasıl ki King Crimson diyinnce Ropert Fripp’in, Amon Düül diyince Chris Karrer’in gelmesi gibi. Popol Vuh efsanesi Fricke’nin 29 aralık 2001’de ölmesine dek tam 30 yıl sürdü. Krautrock ekolünün en önde gelen gruplarından biri olan Popol Vuh özel bir ilgiyi fazlası ile hak ediyor.

Müzik kariyeri çok erken yaşlarda piyano eğitimi ile başladı. Haydn ve Mozart çalmayı seviyordu. 19 yaşında bırakana kadar  Freiburg Collage of Music ‘e girdi. Ancak istediği hayatın bu olmadığını anladığında yolunu değiştirdi. 21 yaşında ilk kısa filmini yapması onu, sonradan kadim dostu olacak, ünlü yönetmen Werner Herzog ile tanıştırdı. Fricke’nin fikirleri ve zihninde oluşturduğu dünya Herzog’u fazlası ile etkilemişti. ilk olarak 1968 yılında Herzog’un Lebenszeichen  adlı filminde piyano çaldı. Sonrasında bu dostluk ilerledi ve Herzog’un daha ünlü filmler olan Aguirre ve Nossferatu’nun soundtracklerine imza attı.

Fricke’yi bildiğimiz adam yapan ve Türkiye’de bir blog’da yorum yapılmasını sağlayan olay 1970 yılında Holger Trülzsch ve Frank Fiedler ile kurduğu Popol Vuh grubudur. Zaman içersinde kadro değişiklikleri olsa da Fricke, Popol Vuh’un tek adamı olmuştur.

1970’te çıkan ilk albüm “Affenstunde”’yi takip eden “In den Garten Pharaos”(1971) ve “Hoisanna Mantra”(1972) gerçek Krautrock tadında elektronik müzik ağırlıklı albümlerdir. Sonraki dönem Popol Vuh, 4. Albüm “Seligpreisung” ile başlar. Aslında bu geçişin izleri 3. Albüm olan Hoisanna Mantra’da görülse de Seligpreisung’i başlangıç olarak kabul etmek daha doğru olacaktır.

İşte 1976 yılında 8. albüm olarak çıkan “Letzte Tage Letzte Nachte” Popol Vuh’un bu dönem müziğinin tepe noktasıdır.  Elektronik enstrümanlar yerini akustik enstrümanlara bırakmıştır. Gruba yeni katılan, “Gila”nın kurucusu, Daniel Fichelscher’in bu başarılı albüme önemli bir katkısı vardır. Kullandığı gitar tonu  baştan sona albümü kaplar ve Fricke’nin tuşlularından çok daha öndedir. İlginç bir biçimde aynı şahıs albümde davul yükünü de üstlenmiştir. Vokalist Djong Yun ve yine Amon Düül 2 den bildiğimiz konuk Renata Knaup’un  da katkıları unutulmamalıdır.

Albüm, Fricke’nin deneysel kariyerinde yaptığı en farklı albümlerden biridir. Albüm öncekilere göre dahya serttir. Tabi sert derken Popol Vuh standartlarına göre sert. Çoğu progressive albümde görülen repetitif melodiler buarada da mevcuttur. Özellikle davul, bazı şarkılarda neredeyse aynı ritimleri vurmaktadır. Albümün en etkileyen conceptlerinden biri 3. Şarkı olan “Oh wie weit ist der Weg hinauf” ta geçen “Haram Dei” repliğidir. Farklı bi versiyonunu 6. Şarkıda ve sonraki basımlarda eklenen bonus tracklerde görebilirsiniz. Toplamda aynı albüm içinde farklı şarkılarda görülen Haram dei, 3 farklı vokal (2 kadım 1 erkek) ile söylenerek benim bundan önce duymadığım bir conncept yaratılmıştır.

Popol Vuh kolleksiyonunun en beğenilen albümlerinden biri olan “Letzte Tage Letzte Nachte” Popol Vuh için iyi bir giriş olabilir. Ancak belirtmek lazım ki sadece bu albümü dinlemek Popol Vuh’u anlamanıza yetmeyecektir.  Popol Vuh bir derya, bir denizdir. Ne şanslıyız ki 20 nin üzerinde albüm bırakmış bize Fricke...her dinlediğimizde farklı şeyler hissedeceğimiz, farklı diyarlara gideceğimiz,kafayı kıracağımız...